Embed

PAKET ARI ÜRETİM SİSTEMİ VE TÜRKİYE ARICILIĞI AÇISINDAN KULLANIL

 

PAKET ARI ÜRETİM SİSTEMİ VE TÜRKİYE ARICILIĞI AÇISINDAN KULLANILMA OLANAKLARI


Doç. Dr. Ulviye KUMOVA
Çukurova Üniversitesi Ziraat Fakültesi
Zootekni Bölümü ADANA

Ali KORKMAZ
Alata Bahçe Kültürleri Araştırma
Enstitüsü ERDEMLİ/İÇEL



1. Giriş
Paket arı üretimi, iklim farklılığı olan ülkelerde ılıman bölge arıcılarının bal arısı kolonilerinden belirli ağırlıkta ürettikleri arı populasyonlarını peteksiz olarak özel kutular içersinde soğuk bölge arıcılarına göndermeleri ile geliştirilen bir arıcılık sistemidir.
Paket arıcılığı günümüzde Amerika, Kanada, Yeni Zelanda, Avustralya ve Rusya gibi bir çok ülkede yaygın olarak yapılmaktadır. Bu ülkelerde arıcılığa yeni başlayan, arı kolonilerini desteklemek isteyen ve soğuk bölgelerde ise arıcılık yapan arı üreticileri paket arısı satın alarak yeni sezona girmeyi tercih etmektedirler. Paket arı üretimi; soğuk bölgelerde arı üreticilerinin üretim girdilerini ve kış kayıplarını ekonomik yönden azaltarak daha randımanlı bal üretimini daha kısa bir sürede almaları; ılıman bölge arıcılarının ise uygun iklim ve bitki örtüsü altında çok sayıda arı üretmeleri temel prensibine dayanmaktadır. Bu nedenle Güney Amerika'da arıcılar, yılda bal ve diğer arı ürünlerinden elde ettikleri gelirden daha fazlasını Kuzey bölgelerdeki arıcılara paket arı üreterek sağlamaktadırlar. Uygulanan bu sistemde kışı soğuk ve uzun geçen bölgelerde bulunan arıcıların kolonilerini kışlatmak, bakım beslenmek gibi ek masraf ve kaygıları olmamakta ; ilkbaharda gelişme gücü yüksek, verimli bir ırk özelliğine sahip, yavru ve ergin arı hastalıklarından arındırılmış paket arılarından daha fazla bal üretimi sağlayabilmektedirler (Root, 1972; Cherevko ve Gaidar, 1984).
Arıcılığın yaygın olarak yapıldığı ülkemizde geleneksel yöntemlerle yapılan arıcılık faaliyetleri her geçen gün yerini, yeni teknik ve üretim koşullarının bilimsel uygulamalarına açık olarak değiştirmektedir. Bu bağlamda benzer iklim koşullarına sahip ülkemizde paket arı üretiminin uygulanması, gerek arı yetiştiricilerine yeni iş olanakları sağlayarak arıcılığı cazip ve aranılan bir meslek duruma getirmesi gerekse ulusal ekonomiye katkı sağlaması açısından son derece yararlı olacak değerdedir. Özellikle soğuk bölgelerde kolonilerin kışlatılma problemlerini ve üretim girdilerini ortadan kaldırarak, arıcıların sağlıklı, verimli ve güçlü arı koloniler ile yeni sezonda daha fazla bal üretimi sağlamaları gerçekleşmiş olacaktır. Bu açıdan paket arıcılığı, ülke tarımına katkı getirebilecek ve arıcılığımıza yeni boyutlar kazandırabilecek bir uygulama niteliğindedir.

2. Paket Arıcılığının Gelişimi
Paket arıcılığının gelişim süreci 19. Yüzyıl sonlarında ABD’de başlamıştır. Arıların peteksiz olarak bir yerden başka bir yere taşınması fikri ilk kez Amerikalı arıcı A. I. Root tarafından ortaya atılmış ve 1879, 1880, 1881 yıllarında çeşitli arıcılık kitaplarında yerini almıştır. Bu orijinal fikrin doğmasında temel ilke; arı kolonilerinin taşınma giderlerinin azaltılması ve yavru hastalıklarının diğer bölgelere yayılmasını engellemek amacına yönelik olmasıydı. Çünkü bir arı kolonisinin peteklerle birlikte nakledilmesinin gerek ağırlık gerekse kapladığı alan açısından ekonomik olmadığı görüşü o yıllarda ağırlık kazanmıştı. Bu nedenle Root 0.5 kg, 1 kg, 1.5 kg ve 2 kg ağırlığında arıların özel tel kafesli kutular içersinde taşınmasının daha ekonomik olduğu görüşünden yola çıkarak bu konuda çalışmalarını sürdürmüştür (Şekil 1). Ancak o yıllarda bazı arı hastalıklarının özellikle Amerikan Yavru Çürüklüğü hastalığının paket arılarına geçişini engelleyemediği gibi paket arılarının beslenmelerinde de bazı sorunlarla karşı karşıya kalmıştır.
1912 yılında Güney Amerikalı W.D. Achord paket arılarının beslenme sorunları ile ilgili çalışmaları tamamlayarak ilk kez ticari anlamda Kuzeydeki arıcılara ve narenciye yetiştiricilerine paket arı dağıtımını gerçekleştirmiştir (Root, 1972).
Paket arıcılığı zaman içerisinde teknik açıdan gelişimini tamamlayarak günümüzde uygulanan şekli ile arı yetiştiriciliğinde yerini almıştır. Bu uygulamada ilkbahar mevsiminde erken çiçeklenen ve bol miktarda nektar - polen kaynaklarına sahip güneyli arıcıların, çok kısa bir nektar akımına sahip kuzeyli arıcılara paketler içerisinde arı satmaları ile arıcılıkta yeni bir sistemin uygulanması başlatılmıştır. Bal mevsimine kuvvetli kolonilerle girmek isteyen ve istedikleri özellikte paket arsı alan ABD’nin kuzey bölgeleri ile Kanada’daki üreticiler 3-4 aylık nektar akımı döneminde her koloniden 70-120 kg bal elde etmektedirler. Ayrıca bu sistem arı kolonilerinin sekiz aylık kışlatılma döneminde bakım ve beslenme girdilerini ortadan kaldırmakta, arı kolonilerine kışlık yiyecek olarak bırakılması gereken 15-20 kg balın alınması ile bal üretimnde daha fazla bir artış sağlanmaktadır. Kovanda kalan arılar öldürülerek boş petekler saklamakta ve üretici yeni sezona daha sağlıklı arı kolonileri ile başlama şansına sahip olabilmektedir.

2. Paket Arıcılığını Kullanılma Amaçları
Paket arıcılığı gerek ılıman bölge gerekse soğuk bölge arıcılarının karşılıklı olarak yararlandığı bir sistemdir. Bu açıdan bu sistemin uygulandığı ülkelerde arıcılık önemli bir iş kolu haline gelerek ülkelerin ekonomisine daha fazla katkı getirmektedir.
Paket arıcılığı ılıman ilkim bölgesindeki arı üreticileri açısından son derece önemli bir gelir kaynağı olurken soğuk iklim bölgesindeki arıcılar gelişme gücü yüksek sağlıklı arı kolonileri ile bal üretimlerini garanti altına almaktadırlar. Bu nedenle paket arı üretimi arı kolonilerinde kış üretim giderlerini ortadan kaldıran, arı hastalık ve zararlılarını önleyen, arı taşınmasında kolaylık sağlayan, randımanlı bir bal üretimini gerçekleştiren ve ekonomik açıdan son derece yararlı bir sistemdir.

3. Paket Arıların Özellikleri
Paket arılarının hazırlanma çalışmaları kış mevsimi içerisinde olmaktadır. Arı yetiştiricileri bu mevsimde taşınma işleminde kullanılacak olan kutuların yapımı, mevcut arı kolonilerini kuvvetlendirmek için gerekli bakım ve beslenme çalışmaları ile geçirmektedirler. Taşıma kutularının boyutları - şekilleri bölgelere ve üreticilere bağlı olarak değişebildiği gibi içerisine konulacak arı miktarına bağlı olarak değişebilmektedir. Taşıma kutuları genellikle 6 yüzeyi tahtadan 2 yüzeyi ise havalandırmayı sağlayan tel kafes ile örtülü olarak yapılmaktadır. En yaygın olarak kullanılan paket kutu ölçüleri 25X15X35 cm ve 15x22.5x40 cm boyutunda olan kutulardır (York, 1975).
Paket arılarının ağırlıkları arıcıların kolonileri kullanma amacına bağlı olarak değişebilmektedir. Bu paketler arıcılığa yeni başlayan, arı kolonilerine arı takviyesi yapmak isteyen ve polinasyon çalışmalarında kullanmak isteyen üreticilerin isteklerine göre 0.5 kg, 1 kg, 1.5 kg. 2,5 kg, ve 3 kg arasında ana arılı veya ana arısız olarak hazırlanabilmektedir. Genelde 1.5 kg ağırlığında paketlerin kullanımı daha yaygındır. Ana arılı olarak hazırlanan paketler bal mevsiminde kullanılmak üzere, ana arısız koloniler ise elde mevcut bulunan arı kolonilerini desteklemek amacına yönelik olarak sipariş edilmektedirler. Ana arılı olarak sipariş edilen bir paket içersinde ana arı kafesine yerleştirilen döllenmiş bir ana, ve yaklaşık 1, 1.5, 2 veya 2.5 kg işçi arı populasyonu ile yemleme kutusunu bulunmaktadır. Yaklaşık 0.5 kg ağırlıktaki bir paket arıda 3500 adet işçi arı bulunmaktadır.
Paket arıcılığında paketlere konulan ana arıların doğal çiftleşmiş veya yapay tohumlama ile döllenmiş olması bal üretimi açısından önemli bir olgudur. Doğal olarak çiftleşen ana arıların bulunduğu paket arılarından elde edilen kolonilerden bal mevsimi sonunda ortalama 60-70 kg bal üretimi sağlanırken, ana arıları yapay tohumlama ile döllenen paket arılarından oluşan arı kolonilerinden yıl sonunda ortalama 80-90 kg bal alınabilmektedir. Kanada'da bu konuda yapılan bir çalışma sonucuna göre; 1 kg paket arılarından elde edilen tek ana arılı kolonilerin 10 yıllık bal verim ortalaması 80 kg iken bu değer iki ana arılı kolonilerde ortalama 115 kg olarak belirlenmiştir (Nelson ve Laidlaw, 1988).

4. Paket Arı Üretim Sistemi
Arı yetiştiriciliğinde paket arı üretimi titizlikle hazırlanan bir programı ve dikkatli bir nakliye sisteminin uygulanmasını gerektirir. Paket arı üretiminde kullanılacak arı kolonilerinin yönetimi ilk adımda arı üretimine yönelik olduğundan bal üretimine hazırlanan kolonilerden oldukça farklı bir çalışmayı içermektedir. Bu açıdan paket arı üretiminde kullanılacak kolonilerin bakım ve besleme çalışmalarının mevsim başlangıcından çok daha erken dönemde yapılması gerekmektedir (Laidlaw, 1979).

4.1. Paket Arılarının Hazırlanması
Paket arı üreten yetiştiriciler arılıklarında kuvvetli, gelişme hızı yüksek ve hastalık ile parazitler yönünden temiz olan arı kolonilerini bulundurmak zorundadırlar. Arıcılar kolonilerini bir sonraki sezona hazırlamak amacıyla sonbahar mevsiminden önce genellikle Ağustos ayı içersinde başlanmaktadır. Bunun için arılıklarındaki tüm koloniler kontrol edilerek ana arıları yaşlı ve verimsiz olan kolonilere genç ve verimli yeni bir ana arı verilmelidir. Ancak kolonilerin bu mevsimden sonra ana arı kazanması veya yeniden analanması çok zor olmaktadır. Bu durumdaki koloniler çok sayıda genç işçi arı populasyonuna sahip olduklarından genede paket arı üretiminde kullanılabilmektedirler. Kolonilerin kışı sağlıklı geçirmesi için gerekli besin maddesi takviyesi yapılmalıdır. Bu kolonilerde sonbahar mevsiminde yaklaşık 25-35 kg bal ve 3-6 çerçeve polenin bırakılması gerekir. Besin maddesinin yetersizlik olduğu dönemlerde polenli kek, şurup ile gerektiğinde her ikiside verilerek besleme yapılmalıdır.
Bu koşullar oluştuktan sonra ilkbahar başında çevrede nektar ve polen kaynaklarının yeterli olduğu dönemde paket arılarının hazırlanmasına başlanabilir. Paket arı kolonilerinin dağıtımından önce, arı kolonilerinin ilk başlangıçta 18 000’lik populasyona ulaşması için gerekli işlemler yapılır. Bu düzeydeki kolonilerden düzenli aralıklarla her 10 günde bir 2 kg kadar arının silkelenmesi koloniye zarar vermeden sağlanabilir. Ancak mevsim başlangıcında 35 000-45 000 veya daha fazla işçi arı populasyonuna sahip kuvvetli kolonilerden 10 günlük ara ile 2.5 kg arı elde edilebilir. Koloni ne kadar güçlü olursa olsun her silkmede 3 kg.dan fazla arı populasyonunun silkilmesi kuluçka üretiminin azalmasına neden olabilir. Hazırlanan kuvvetli kolonilerden arı silkme işlemi talebe bağlı olarak sezon boyunca yapılabilir. Bir koloniden 60 günlük dönem boyunca toplam 17 kg arı silkelenebilmektedir
Arı paketlerinin doldurulma işi genellikle işçi arıların ve erkek arıların dışarıda olduğu öğleden sonra yapılır. Bu iş için silkme hunisi ve silkme kutusu (shaking box) olarak iki ayrı yöntem kullanılabilir. Silkme hunisi yönteminde önce kolonilere iyice duman verilerek arıların bal yiyerek sakinleşmeleri sağlanır. Koloni kontrol edilerek ana arısı bulunur ve emniyetli bir yere alınır. Sonra diğer peteklerdeki arılar özel bir huni yardımıyla önceden hazırlanan iki yüzü tel ile kaplı paket kutuları içerisine silkelenir. Siparişe göre ağırlıkları ayarlandıktan sonra 1 lt, 1:1 oranında hazırlanan şeker şurubu ve kafes içerisinde bir ana arı ile birlikte gideceği yere postalanmaya hazır duruma getirilir.
Silkme kutusu yönteminde kolonideki arılar ballıkla birlikte, üzerinde ana arı ızgarası bulunan standart kovan ölçüsündeki özel bir huninin içerisine yerleştirilir. Petekler üzerindeki işçi arılar huni içersine silkelenir. İşçi arılar ızgaranın altındaki kutuya geçerken ana arı ızgara üzerinden geçemez ve ana arı tekrar ait olduğu kovanın kuluçkalığa geri verilir. Silkme kutusunda biriken arılar paketlemenin yapılacağı yere getirilir, tartılarak paketlere yerleştirilir ve gideceği yere gönderilir (York, 1975).
4.2. Paket Arılarının Kovanlara Yerleştirilmesi ve Yönetimi
Hazırlanan paket arılarının en kısa zamanda istenilen yere gönderilmesi bu sistemde çok önemlidir. Günümüzde paket arıları, paket posta sistemi ve arı kamyonları ile taşınmaktadır (Resim 2). Ancak paket arılarının nakliyesi sırasında arı kamyonunda ısı kontrolünün çok dikkatli bir şekilde yapılması gerekir. Bunun için paket arılarının taşınması özel bir taşıma çerçevesi içersinde ve iki paket arasında 30 cm kadar boşluk kalacak şekilde yükleme yapılmalıdır. Ayrıca taşıma sırasında aşırı ısınmayı engellemek için gerektiğinde çevreye su serpilerek arılar rahatlatılmalıdır (Laidlaw, 1979).
Paket arısı sipariş eden arıcılar, paket arılarının geliş tarihlerini yoğun nektar akımından 2-3 ay önce ellerinde olacak şekilde ayarlamalıdır. Bu durum gelen paket arılarının kovanlara yerleştirilmesi ve kolonilerin gelişerek bal mevsimine iyi bir şekilde girebilmesi açısından önem taşımaktadır.
Paket arılar istenilen yere ulaştırıldığında içersinde boş petekleri olan kovanlara en kısa zamanda aktarılmalıdır. Aktarma işleminden önce, boş kovanların uçuş deliklerinin daraltılması ve şurupluklarının yerleştirilmesi gibi tüm hazırlıkların tamamlanmış olması gerekmektedir. Arılar arasında kovan şaşırmalarının olmaması açısından aktarma işleminin akşamüstü saatlerinde yapılmasında büyük yarar bulunmaktadır. Ancak kovan hazırlıkları tamamlanmamış ise paket arıları 2 gün serin kuru havalı karanlık bir odada hazırlıklar bitene kadar bekletilebilir. Paket arıları güneş altında bırakılmamalı ve besin maddesi kontrol edilmelidir. Eğer gerekirse 1:1 oranında hazırlanan şurup belirli aralıklarla verilmelidir.
Paket arısı aktarılacak kovanın yanına getirilir, kapağı açılır ve şurupluk ile ana arı kafesi dışarı çıkartılır. Ana arı kafes içerisinde peteklerin arasına yerleştirilir. Daha sonra paketteki arılar doğrudan petekler üzerine hafifçe silkelenir veya paket arı kutusu kovan içerisine giriş kısmı açık bırakılarak arıların kendi kendine çıkması sağlanacak bir şekilde yerleştirilir. Paket arıların kovanlara aktarılma işleminden sonra koloniler beslenmeli ve ana arılar 1 gün sonra kafesten çıkartılarak serbest duruma getirilmelidir. Eğer kolonilere şurup verilmez ise arıların yarısı daha koloninin ilk genç işçi arıları çıkmadan yaşamlarını kaybederler (Johansson ve Johansson, 1978., Morse ve Hooper, 1985). Bu işlemlerden sonra koloniler 3-4 kez her hafta kontrol edilerek ana arının durumu, yumurtlama kapasitesi ve koloninin genel gelişimi izlenmelidir.
5. Türkiye' de Paket Arıcılığının Geleceği ve Önemi
Arıcılık tüm dünya ülkelerinde olduğu gibi ülkemizde de önemli bir iş koludur. Bal arıları doğal ve kültür bitki kaynaklarının sürekliliğinin sağlanmasında, tozlanma olayını gerçekleştirerek bitkisel üretimin kalite ve kantite olarak artmasında büyük rol oynamaktadır.Arı kolonilerinin 1975 yılından bu yana bitkilerin tozlaşmasında kullanılması, bal, balmumu, arı sütü, propolis, arı zehiri, ana arı yetiştiriciliği , oğul üretimi , kovan yapımı ve arıcılık malzemelerinin üretimi gibi çok çeşitli konulardan gelir elde edilebilmesi arıcılığı daha cazip bir duruma getirmiştir.
Türkiye arı yetiştiriciliğinde, modern kovan kullanımı, bal, balmumu üretimi ve arı kolonisi varlığı ile dünya ülkeleri arasında büyük bir potansiyeli bulunmaktadır. Ülkemizde toplam 3.916.038 adet arı kolonisi bulunmakta, 68.620 ton bal ve 3.735 ton balmumu üretimi yapılmaktadır (Anonymous, 1994). Modern kovan kullanma oranı % 92.9 olan ülkemizde toplam koloni sayısı her yıl ortalama % 3.4 oranında artış sağlanabilmektedir. Bu arı potansiyeline karşılık; başta koloni başına bal verim olmak üzere diğer arıcılıktan elde edilen üretimlerin yetersiz olduğu, arıcılık uygulamalarının yeterli ve biliçli bir şekilde yapılmadığı, arıcıların verimsiz , hırçın arılarla çalıştıkları görülmektedir. Ülkemizde son yıllarda arıcılıkla uğraşanların sayısında büyük artış olmasına karşılık arıcılık tam bir sektör durumuna getirilememiştir. Bu eksikliğin temelinde damızlık ana arı üretimini karşılayacak istasyonların ülke genelinde kurulamamış olması nedeniyle arı yetiştiricileri yaşlı, verimsiz ve genetik yapısı düşük özellikli ana arılarla çalışmak zorunda kalmaktadırlar. Ülkemizde ana arı yetiştiriciliği yeterli düzeyde yapılmadığı için ana arı gereksiniminin ancak %5'i karşılanabilmektedir. Ayrıca arıcıların arı hastalık ve zararlılarını tanıma ve savaşımı konusunda yeterli bilgiye sahip olmamaları göçer arıcılık uygulamasının yoğun olarak uygulandığı ülkemizde sağlıklı koloniler ile çalışmanın ne kadar güç olduğunu gözler önüne koymaktadır (Kumova, 1995).
Bu açıdan paket arıcılığının ülke genelinde uygulanmaya başlaması gerek ırk özelliği belirgin kontrollü ana arı yetiştiriciliğini gerekse hastalıksız koloni bulma olanağını teşvik ederek bazı sorunların daha kısa bir sürede aşılmasına yardımcı olacaktır.
Ülkemizde arı hastalık ve parazitlerinin teşhis, tedavi ve mücadelesi konularında söz sahibi herhangi bir kuruluşun bulunmaması ülke arıcılığı açısından çok büyük bir kayıptır. Arıcıların bu hastalıklara karşı bilinçsiz ve hatalı ilaç kullanması, sınır kapılarında yeterli karantina önlemlerinin alınmaması, göçer arıcılıkta yanlış uygulamaların yapılması arı hastalık ve parazitlerinin ülke geneline oldukça çabuk yayılmasına neden olmaktadır (Kumova ve Kaftanoğlu, 1987). Özellikle yavru hastalıklarının kontrol ve tedavisi etkin bir şekilde yapılamamaktadır. Paket arı üretiminde petek ve yavru arı kullanılmadığı için yavru hastalıklarının taşınma ve yayılma olasılığı da azalmaktadır. Ancak nakliye öncesi arıların yedikleri balda bulunan hastalık etmenleri bir tehlike oluşturabilmektedir. Bu riski ortadan kaldırmak için de paket arıların yerleştirileceği kovanlara işlenmiş petek yerine temel petek verilerek midelerindeki balı petek gözlerine depolamadan petek kabartma işleminde kullanmalarının sağlanması gerekir. Yine paket arıcılık sistemi bal arılarının 1960'lı yıllardan bu yana en önemli ve en tehlikeli paraziti olan Varroa jacobsoni' nin kontrol altına alınmasında önemli katkı sağlamaktadır. Paketler içersinde hiçbir yavrunun olmaması nedeniyle ergin arılar bu parazite karşı ilaçlanarak Varroa 'nın koloni üzerindeki etkinliğini, balda ve balmumunda kalıntı bırakma olasılığını işin başında ortadan kaldıracak arıcı sağlıklı ve güçlü kolonilerle üretim yapma şansını yakalayacaktır.
Ülkemizde bitkisel üretimde etkin bir polinasyonun gerçekleşmesi için sağlıklı, verimli ve güçlü arı kolonilerine gereksinim bulunmaktadır. Bitki üreticilerinin arı kolonisi gereksinimini karşılamak amacıyla paket arı üretimi, ülkenin sıcak bölgelerinde ki arı üreticileri ile işsiz yüzlerce insana bir uğraş bir iş olanağı ve bir gelir kapısı getirebilecek yapıdadır. Çünkü bitki üreticileri yoğun iş temposu içersinde bütün yıl arı kolonilerini elde bulundurmadan, onların bakım ve beslenmeleriyle uğraşmadan, ek masraf ve bilgiye gerek kalmadan sadece bitkisel üretimini gerçekleştirdiği dönem için arı kolonisi satın alabilecek, sezon sonunda arıları ya elden çıkaracak yada başka bir üreticiye satabilecektir.
Paket arıcılık uygulaması ABD’de güney ve kuzey bölgeleri arasındaki iklim ve flora farkından dolayı ortaya çıkarılan ve başarı ile uygulanan bir sistem olmuştur. Ülkemizde de paket arıcılığı, arıcılık faaliyetlerinin çok erken başladığı Güney ve Batı Akdeniz bölgeleri ile yoğun kış koşullarının yaşandığı Kuzey ve Doğu Anadolu bölgeleri için geçerli bir sistem durumundadır. Soğuk iklim koşullarının yaşandığı Doğu bölgelerinde arıcılık faaliyetleri çok kısa bir dönemde yapılmakta, yoğun bir şekilde kışlatma kayıpları yaşamakta,. ve kolonilerin soğuk bölgelerde bakım - besleme giderleri daha fazla olmaktadır. Dolayısıyla arıcılar büyük bir ekonomik yük ile karşı karşıya kalmaktadır. Paket arıcılığın bu şekilde uygulanması ile birlikte soğuk bölge arı üreticileri kışlatma, besleme için bir masraf yapmadan ve işgücü harcamadan bu sorunlarını aşmış olarak o bölgenin sağlıklı , nefis balını üreterek değer fiatına pazarlama şansını yakalayabilecektir. Bu açıdan ülkemizin en sıcak bölgeleri olan Akdeniz ve Ege bölgelerinde yetiştirilen arı kolonileri, paket arı olarak soğuk bölgelerin bal mevsiminden önce kuzey ve doğu bölgelerimize ulaştırılabilir. Böylece kuzey ve doğulu arıcılar arı kolonilerinin fazla giderlerinden kurtulmuş, güney arıcıları ise paket arı üretimi ile yeni bir ek gelir kaynağı elde etmiş olabilirler. Ayrıca ülke genelinde birçok arı yetiştiricisi arı kolonilerini kuvvetlendirmek amacıyla ilkbahar aylarında ana arısız paket arısı alarak koloni başına bal verimini artırma olanağına kavuşabilir.
Ayrıca sıcak bölgelerde bulunan arı yetiştiricileri bal üretimi için masraflı ve çok zahmetli olan göçer arıcılık sistemi içersinde yılda 5-6 kez yer değiştirmek zorunda kalmadan paket arısı üretimine yönelerek geçimini sağlayacaktır. Gene soğuk bölge arıcıları da arı kolonilerini kışlatmak ve bal üretmek amacıyla farklı bölgelere göç etmeden kendi bölgesinde kalma şansını bu paket arıcılıkla gerçekleştirebilecektir.

6. Sonuç
Arıcılıkta verimliliği artırmanın en önemli temel koşulu, arı yetiştiricilerinin eğitim düzeyinin artırılması ve yeni üretim modellerinin teknik olarak uygulanmaya konulmasıdır. Bu bağlamda paket arı üretim sistemi diğer arı ürünlerine göre daha geniş bir arıcı kitlesine yönelik bir sistemdir. Paket arıcılığının ülkemizde uygulanması ile birlikte sadece yeni bir üretim kolu ortaya çıkarılmış olmayacak, ülke arıcıları daha sağlıklı, kontrollü ve verimli kolonilerle çalışma olanağını yakalamış olacaktır. Bu nedenle iklim farklılığının yaşandığı ve arıcılıkta ileri olan bazı ülkelerde uygulanan paket arıcılığının fazla zaman kaybetmeden ülkemizde de başlatılması ve yaygınlaştırılması başlıca hedeflerimizden biri olmalıdır.






Kaynaklar
Anonymous, 1994. Tarımsal Yapı ve Üretim. Yayın No: 1873. DİE. ANKARA
Farrar, C. L. 1937. Influence of Colony Populations on Honey Production. Journal Agr. Research 54:945-954.
Johansson, T. S. K., Johansson, M. P. 1978. Some Important Operations in Bee Management. Feeding Sugar to Bees. London. IBRA.
Laidlaw, H. H. 1979. Contemporary Queen Rearing. Dadant and Sons. Hamilton. Illinois.
York, H., F. 1975. The Hive and Honey Bee. Ed. Production of Queens and Package Bees. Dadant and Sons. Hamilton. Illinois.


Kumova, U., Korkmaz, A., 1999. Paket Arı Üretim Sistemi ve Türkiye Arıcılığı Açısından Kullanılma Olanakları. Teknik Arıcılık Dergisi. 63 : 2-10.

Yorum Yaz
Bu içeriği paylaşın!
Arkadaşların Burada !
Arkadaşların Burada !