Embed

KÜÇÜK KOVAN BÖCEĞİ




 

Küreselleşme Sürecinde Ülkemiz Arıcılığı İçin
Olası Bir Zararlı : Küçük Kovan Böceği (Aethina Tumida)

Ali KORKMAZ
Tarım İl Müdürlüğü SAMSUN

Cahit ÖZTÜRK
Alata Bahçe Kültürleri Araştırma Enstitüsü Erdemli/MERSİN

Öz
Son yıllarda gelişen küreselleşme sürecine paralel olarak kıtalar ve ülkeler arasında materyal değişim olgusu hız kazanmıştır. Bu olaydan tüm sektörlerin olduğu gibi arıcılık sektörünün de etkilenmesi kaçınılmazdır. Günümüzde Amerika ve Avustralya’da yaygın olarak bulunan ve arıcılık sektörüne büyük zararlar veren Afrika kökenli küçük kovan böceğinin diğer ülkelere ve ülkemize bulaşması da oldukça yüksek bir olasılıktır. Bu zararlının daha ülkemize bulaşmadan tanınması, kontrolü, biyolojisi ve savaşım yöntemleri konusunda arı yetiştiricilerimizin bilinçlendirilmesi yararlı olacaktır. Böylece küçük kovan böceğinin olası zararlarına karşı zamanında önlem alınması sağlanacaktır.

Anahtar Kelimeler : bal arısı, küçük kovan böceği, aethina tumida

Küreselleşme Sürecinde Ülkemiz Arıcılığı İçin
Olası Bir Zararlı : Küçük Kovan Böceği (Aethina Tumida)

Abstract
The material changing is accelarated between countries and continents in recent years as parallel to globalisation process. All sectors and beekeeping is affected from this situation. Nowadays small hive beetle that originated from Africa is common in USA and Australia, and be harmful to beekeeping sector. It is probability that this insect may be enfested to our and other countries. Beekeepers must be become conscious about this insect’s identification, control, biology and fight methods before not enfeste our country. Thus it will be made precaution against probable damages of small hive beetles.

Key Words : honey bee, small hive beetle, aethina tumida


Giriş
Arıcılık sektörü her geçen gün gelişmekte, ürün çeşitliliği başta olmak üzere pek çok alanda yenilikler yaşanmaktadır. Tüm dünyada yaşanan küreselleşme olgusuna paralel olarak bu süreç hızlanmış bilgi değişimi başta olmak üzere uluslar arası materyal değişimi hız kazanmıştır. Bu durum da bazı olumsuzlukları beraberinde getirmiştir. Özellikle bazı hastalık ve zararlıların yayılması daha da kolaylaşmış, ancak mücadele süreci ve çözüm yolu üretilmesi o derece hızlı ve uygulanabilir olmamıştır. Bilimsel araştırma yapmak amacıyla Hindistan’dan Apis cerena’nın Avrupa’ya götürülmesi ile başlayan Varroa olayı kısa sürede Dünya arıcılığının en önemli sorunu haline gelmiştir. Bu örnek olay kontrolsüz koşullarda yapılan materyal değişiminin veya taşınmasının zararı boyutuna en güzel örnek oluşturmaktadır. Şu anda Avrupa kıtasında ve ülkemizde bulunmayan Küçük Kovan Böceğinin (KKB) Amerika ve Avustralya’da bulunmasının nedeni de henüz bilinmemekle birlikte temelinde kontrolsüz koşullarda yapılan çeşitli uygulamaların olduğu bilinen bir gerçektir.
Henüz ülkemizde bulunmayan bu zararlının ülkemize gelmeyeceğine dair herhangi bir garanti yoktur. Ülkemiz arıcıları başta olmak üzere çeşitli ürünleri ithal eden kişi veya kurumların basit bir hatası bu zararlının ülkemize gelmesine katkıda bulunacaktır. Ekonominin ve ticaretin küresel bir durum aldığı günümüzde bu durum olağan sayılabilir. Bu nedenle ülkemiz arıcılarının bu zararlıya karşı uyarılası, zararları yönünde bilgilendirilmesi ve mücadele yöntemlerinin tanıtılması zorunlu bir hal almaktadır.
Küçük Kovan Böceği (Aethina tumida) arıcılık sektörüne uzun sürede çok ciddi kayıplar verebilecek bir zararlıdır. Afrika bal arısı kolonilerinde düşük düzeyde zarar vermekte olup son yıllara kadar zararının kıtayla sınırlı olduğu düşünülmekteydi. Ancak 1998 yılında ABD’de Florida’da Dr. Michael Thomas tarafından teşhis edilmiştir (Sanford, 1999). Zararlı kısa sürede Amerika’da geniş ölçüde yayılmıştır. Fark edildiğinin ilk iki yılında birkaç milyon dolar zarara neden olarak en az 20.000 arı kolonisinin yok olmasına neden olmuştur. Daha sonraki dönemde bu böcek ABD’den balmumu ithal eden Kanada’nın Manitoba şehrine bulaşmıştır. Ayrıca Ekim 2002’de Avustralya’nın New South Wales ve Queensland şehirlerinde saptanmıştır (Trend, 2002). Avustralya’da da arıcılık sektörüne son derece ciddi zarar vermiş, arı ürünlerinin ihraç edilmesine olumsuz etkide bulunmuş, polinasyon hizmetleri ve bal üretimini tehlikeye sokmuştur. Şu anda Avrupa ülkelerinde bulunduğuna dair herhangi bir kayıt bulunmamaktadır.
KKB’nin ABD ve Avustralya’ya nasıl bulaştığı tam olarak bilinmemektedir. Ancak Afrika’dan ithal edilen meyve ve sebze yoluyla bulaştığı düşünülmektedir. Bu nedenle Avrupa ve ülkemiz arıcılığı için de potansiyel tehlike var olmakta ve yapılacak yanlış bir uygulama sonucunda tıpkı ABD ve Avustralya’da olduğu gibi yayılma riski her zaman bulunmaktadır. Bulaşıklık olan ülkelerden paket arı ve bal arısı kolonilerinin ithali yayılmanın ana kaynağını oluşturmaktadır. Ancak kontrolsüz bir şekilde oluşan oğulların gemi veya kargo uçakları yoluyla, arıcılıkta kullanılan malzemeler ile bal ve balmumunun ticareti ile de bulaşma riski bulunmaktadır. Bu nedenden dolayı her ne suretle olursa olsun özellikle Afrika, ABD ve Avustralya’dan uzunca bir süre paket arı veya arı kolonisi getirilmemesi üzerinde ilk durulması gereken bir konudur.
KKB Afrika kökenli olmakla birlikte Kuzey Amerika’nın ve Kanada’nın soğuk iklimlerinde bile yaşamını sürdürebilmektedir. ABD’de sürdürülen çalışmalar ergin KKB’nin soğuk iklimlerde arı salkımları içerisinde yaşamını sürdürdüğünü ve arıların var olabildiği herhangi bir lokasyonda hayatta kalabileceğini göstermektedir. Az kumlu topraklar KKB tarafından tercih edilmekte ve sıcak koşullara ve bu özellikteki topraklara pupa dönemi ve yaşam döngüsünün tamamlanması amacıyla gereksinim duymaktadır. Bu nedenle KKB’nin soğuk iklimli yerlerdeki ağır killi topraklardan ziyade ılıman iklim bölgelerindeki hafif topraklardaki arılıklarda daha etkili olabilecekleri tahmin edilmektedir.
KKB bir ülkeye bulaştığı zaman büyük olasılıkla yok edilmesi mümkün değildir. KKB bir ülkeye vardıktan sonra hemen farkına varılmadığı takdirde çevredeki bal arısı kolonilerine hızla yayılacağından yok edilmesi çok zordur. Denizaşırı ülkelerde kullanılan kontrol yöntemleri KKB tamamıyla yok etmek için yeterli düzeyde olmayıp sadece populasyon düzeyini kontrol etmeye yaramaktadır.

Ergin Böcek Anatomisi
KKB, Nitidulidae familyasındandır. Bu böceklerin pek çoğu meyve ve depolanan besinlerle beslenirler. Ergin KKB oval şekilli, 5-7 mm uzunluk ve 3-4.5 mm genişliğindedir. Çıkıştan hemen sonra kızıl kahverengi iken tam olgunlaştığında koyu kahverengi ve siyah bir hal almaktadır. Boyutlarında bazı farklılıklar bulunmakla birlikte işçi arıların boyutlarının yaklaşık üçte biri kadardırlar. Golf sopası biçiminde antenleri bulunmakta, vücutları geniş ve yassı şekildedir. Abdomen segmentleri ise görülebilir özelliktedir.
Yumurta Bırakma
Ergin böcekler üremek için arı kolonilerine yönelirler. Kovan içerisine girdiği zaman ergin böcekler kovan çatlakları ile polen veya yavru içeren yavrulu peteklere düzensiz yığınlar halinde yumurtlarlar. Afrika bal arısı kolonilerinde dişi böcekler yumurtaları çatlaklara koyduğu takdirde bal arıları tarafından yumurtalar %66 düzeyinde dışarı atılmakta, ancak bal arılarının ulaşabildiği yerlere konulan yumurtaların tamamı 24 saat içerisinde dışarı atılmaktadır (Elzen ve ark, 2001; Neumann ve Hartel, 2004). Yumurtalar inci gibi beyaz renkte, 1.5x0.25 mm boyutlarındadır. Her bir dişi böcek fazla miktarda yumurta bırakacak kapasiteye sahip olup bir kovan içerisinde yoğun enfestasyon oluşması için birkaç böcek bulunması yeterlidir. Bir dişi böcek günde 200 adetten fazla, tüm yaşamı boyunca ise 2000’den fazla yumurta bırakabilir (Somerville, 2003).

Larva Dönemi
Yumurtlandıktan 2-6 gün sonra KKB yumurtaları kuluçkadan çıkar. Genç böcek larvası beslenmeye başlar. Larva ve ergin böceklerin her ikisi de arı yumurtası ve yavrusu yemeyi tercih eder. Fakat bal ve polen de en sevdiği yiyeceklerdir (Neumann ve ark, 2001). Larva büyüdükçe yavrulu peteği delerek ilerler. Fazla sayıdaki larva bulunduğu takdirde büyük oranda zarar vererek koloninin yavrulu alanını önemli ölçüde tüketirler. KKB larvaları baş kısmının yakınında üç çift ince bacağa sahiptirler. Balmumu güvesi larvasından da bu özelliği sayesinde ayrılırlar. 10-14 gün sonra larvalar büyümelerini tamamlarlar ve 10-11 mm uzunluğuna ulaşırlar. Bir petek üzerinde 6000 larva bulunabilir (Somerville, 2003).

Pupa Dönemi
KKB’nin gelişiminin son safhası toprakta oluşur. Olgunlaşmış larvalar kovan dışına çıkmadan önce kovan dip tahtasında ve çerçevelerin kenarlarında bir araya gelirler. Daha sonra kovan çıkış deliğindeki ışığa yönelirler ve sonra kovandan dışarı çıkarlar. Kovan yakınındaki toprağın içine çukur kazarak yaptığı yuva içerisinde pupa dönemine başlar. Pupa beyazdır ve zamanla metamorfoza bağlı olarak kararır.
KKB kumlu toprakları tercih etmekte ve özellikle bu topraklıktaki arılıklara saldırma eğilimi içerisindedirler. Ayrıca toprak neminin %5-25 arasında olmasını istemektedir. Pupa dönemi KKB’nin en duyarlı olduğu dönemdir. Bu dönemde yüksek düzeyde doğal ölümler görülebilir. İşte bu durum arıcılar tarafından KKB’ni yok etmek için dikkate alınması gereken bir noktadır. Zira bu zararlıya karşı uygulanacak pestisit veya biyolojik kontrol yöntemleri ile zararlı önemli düzeyde kontrol altına alınabilir.

Erginlerin Çıkışı
Ergin böceklerin ilk çıkışı pupa döneminden ortalama 3-4 hafta sonra olur. Fakat pupa dönemi çevresel koşullara bağlı olarak 8-60 günde de sonlanabilir. Çıkıştan yaklaşık bir hafta sonra ergin KKB yumurtlamak için koloni arar. Bu dönemde hızlı bir şekilde 5-15 km uzaklıktaki geniş mesafelere yayılabilirler. Ergin KKB kovan, ergin arı ve yavru kokusu tarafından cezbedilirler. ABD’de arıcılar bu durumdan yola çıkılarak arılık civarında kullanılacak kimyasal işaretlerle KKB’nin cezbedilerek feromon tuzaklarla yakalanmasını da gelecekte kullanılacak kontrol yöntemleri arasında görülmektedir. KKB’nin yaşam döngüsü ve çeşitli aşamalarına ait resimler resimlerde verilmektedir.


Üreme Potansiyeli
KKB yüksek düzeyde üreme potansiyeline sahiptir. Bireysel dişi böcekler 4-6 aylık yaşamları sırasında binlerce yumurta üretmektedirler. Güney Afrika’da yıl içerisinde 5 generasyon oluşturabilmektedirler. Her bir generasyon 5-12 hafta sürmekte, ideal koşullar altında KKB populasyonu çok hızlı olarak büyümektedir. 100C’nin üzerindeki sıcaklık yaşam döngüsünün tamamlanmasında gereksinim duyulan sıcaklıktır. Yıl içerisinde toprak sıcaklığın düşük olduğu yerlerde böcek populasyonu yavaş olarak gelişmektedir. Bu durum soğuk iklimli bölgelerde olası bulaşıklıklara karşı populasyonu kontrol altına almada kolaylık oluşturmaktadır.

Alternatif Besin Kaynakları
Böcekler sadece bal arısı kolonilerinde yumurta bırakmakta ve yaşamını sürdürmemektedir. Aynı zamanda meyvelerde, özellikle de kavunda da aynı işlemi yapabilmektedirler. Ancak böceklerin düzenli olarak meyve gibi alternatif besin kaynakları ile beslendikleri zaman yayılmalarına ne düzeyde etkili olup olmadığı tam olarak bilinmemektedir. Ergin böcekler su ve besin olmadan 2 haftadan fazla hayatta kalabilirler. Kullanılmış yavrulu peteklerde ise 50 günden fazla hayatta kalabilirler.

KKB’nin Zararları
Afrika’da KKB zayıf bal arısı kolonilerinde ve depolanmış ballıklarda düşük düzeyde ekonomik zarar vermektedir. Afrika arıları kuvvetli bir savunma ve temizlik yapma davranış özelliklerine sahiptirler. Bu nedenle kolonilerini iyi korumakta ve KKB’ni caydırabilmektedirler. Ayrıca kovandaki çatlakları propolisle doldurarak KKB yumurtalarını hapsetmekte, açıktaki larvaları dışarı atarak KKB populasyonunu kontrol altında tutmaktadırlar. Bu davranışları Afrika bal arısı kolonilerinde KKB üremesini sınırlamakta ve böcek populasyonunun kontrol edilebilir düzeyde ve zarar verme eşiğinin altında tutulmasını sağlamaktadır (Ellis ve ark, 2003 a, b).
Afrika bal arılarından farklı olarak Avrupa bal arıları KKB’ne karşı daha düşük düzeyde doğal savunma mekanizmasına sahiptirler. Bu nedenle KKB Avrupa bal arısı kolonilerinde oldukça yüksek düzeyde çoğalmaktadır. Bu kolonilerde böcek populasyonu Afrika kolonilerinden daha geniş bir şekilde büyümekte ve çok daha tehlikeli olmaktadırlar.
Arılıkta bulunan zayıf koloniler bulaşıklık durumunda büyük bir enfestasyon riski altındadırlar. Kuvvetli koloniler ise larvaları dışarı atma konusunda oldukça aktif bir şekilde hareket etmektedirler. Fakat KKB’nin savunma davranışı ve kalın dış yapıları nedeniyle ergin böceklerle başarılı olamazlar.
ABD’de bulunan bal arısı kolonilerinde KKB’ne karşı direnç oluşturma yetenekleri değişik olmaktadır. Bilim adamları ve arı yetiştiricileri propolis içine böcekleri hapsetme yeteneği yönünde yapılacak bir seleksiyonla başarılı olunabileceğini düşünmektedirler.
KKB larvası bal arısı kolonilerinde yavrulu ve ballı petekleri delerek ilerleyerek yavru ve besini tüketmek suretiyle oldukça büyük bir zarar oluşturmaktadır. Kolonilere vermiş oldukları zarar var olan böcek sayısına bağlı olarak artıp azalmaktadır. Fazla miktarda bulaşıklık olması durumunda kolonilerin ayakta kalması oldukça büyük bir risk altında olmakta, ana arılar yumurtlamayı durdurmakta ve koloniler süratli bir şekilde güçten düşmektedirler.
Ağır enfestasyonlarda KKB’nin on binlercesi koloni içerisinde bulunabilmekte ve her bir hücre içerisinde 30’dan fazla larva içerebilmektedir.
Petek üzerinde ergin böcekler ve larvaların dışkılaması balın fermente olmasına ve hücre dışına akmasına neden olmaktadır. Dışkı ile bulaşık petekler yapışkanımsı bir yapı kazanmakta, çürük portakalın kokusunu hatırlatan karakteristik bir koku yaymakta ve bu koku arıları petekten uzaklaştırmaktadır.
Ballı petekler koloniden alınıp süzme öncesi özellikle sıcak odada, polen ve yavru içeren bir şekilde depolandığında KKB bakımından büyük bir risk altındadırlar. Bu petekler bir an önce süzülmelidirler. Aksi halde bir bulaşıklık durumunda satışa sunulmaları olası olmayacaktır.
KKB bal arısı kolonilerinde olduğu gibi bombus arısı kolonilerinde de çok ciddi zararlara neden olabilmektedirler. Bu durum da ekolojik yapının bozulması üzerine olumsuz etkide bulunabilmektedir. Ancak doğada bulunan bombus kolonilerine bulaştığı ve zarar verdiği konusunda herhangi bir bilgi bulunmamaktadır.

KKB’den Korunma Yolları
ABD ve Avustralya’da KKB’ne karşı elde edilen deneyimler bütün temennilere karşın eninde sonunda Avrupa’ya da bulaşabileceği yönündedir. Bu nedenle arıcıların her an bu konuya hazır olmasını gerektirmektedir. Bu amaçla;
1. Doğru kanallardan ve sağlık sertifikasına sahip olan yerlerden arı kolonisi satın almaya özen gösterilmeli, kesinlikle yasal olmayan yollardan arı veya arı ürünü alma konusunda girişimde bulunulmamalıdır.
2. KKB’nin yaşam döngüsü ayrıntılı bir şekilde bilinmeli, larva ve ergininin nasıl tanınacağı konusunda bilgi sahibi olunmalıdır.
3. KKB’nin kovanlarda var olup olmadığını takip etmek bakımından arı yetiştiricileri kovanlarında kontrol işlemini rutin olarak yapmalıdırlar. Bu durumda yapılan kontrollerde ülkemize bu zararlının girdiği erken dönemde saptandığında alınacak tedbirler de o düzeyde etkili olacak, yayılmasının önüne geçilmesi konusunda yararlı olacaktır.
4. KKB ve kontrolü hakkında sürekli bilgi sahibi olmak, ülkeye bulaştığı takdirde savaşıma hazır olmayı da beraberinde getirecektir. Bu amaca yönelik olarak arıcılıkla ilgili kurumlar, arı sağlığı konusunda arı yetiştiricilerini uyarıcı, öğretici ve yönlendirici yayın ve çalışmalar yapmalıdırlar.

Kovanlarda KKB Kontrolü Yapılması
KKB’nin var olup olmadığını saptamanın en emin yolu kovan tabanına yerleştirilen karton kullanmaktır. Bu yöntem ABD’de başarıyla uygulanmaktadır. KKB’nin saklanmak amacıyla karanlık ve delikleri arama eğiliminde olması bu yöntemin temelini oluşturmaktadır. Kovan dip tahtası üzerine yerleştirilen kıvrımlı karton veya plastik kullanımı ise bu yöntemi daha da kullanışlı duruma sokmaktadır. Düzenli olarak bu kartonların incelenmesi ile ergin böcek veya yumurtalarının varlığı saptanır.

KKB’ni Kontrol Yöntemleri
ü Zayıf koloniler KKB’ne karşı savunmasızdır. Çünkü petekleri ve kuluçka bölgesini korumak için arı sayısı yeterli değildir. Bu nedenle arılıkta zayıf koloni bulundurulmamaya dikkat edilmelidir.
ü Hafif kumlu topraklarda KKB populasyonu kolay geliştiği için bu yerlere arılık oluşturulmamalıdır. Ağır killi toprakların bulunduğu yerlerde arılık oluşturulmaya çalışılmalıdır.
ü Düşük KKB populasyonuna sahip olan veya hiç olmayan kolonilerden seleksiyon yapılmalıdır. Böylece gelecek generasyonları oluşturacak olan kolonilerin KKB’ne dirençli hatlardan oluşması sağlanacaktır.
ü ABD’de yapılan uygulamalar göstermiştir ki iyi bir yönetim ve teknikle böceğin etkisi azaltılabilmektedir. Bu uygulamalar uygun arı yetiştiriciliği, iyi hijyen uygulamaları ve arılık yönetimi, böcekleri öldürmek için kovanda ve çevresindeki toprakta pestisit uygulaması yöntemleridir.
ü ABD arıcıları KKB ile enfeste olmuş arılıklarda böcekleri öldürmek için pestisit kullanılmaktadır. KKB’nin topraktaki yaşam evrelerinde etkili olması amacıyla kovan çevresindeki topraklara uygulama yapılmaktadır. Bu konuda kullanılan pestisitlerin KKB’ne karşı önemli düzeyde etkili olduğu saptanmıştır (Patti ve ark, 1998). GardStar® (%40 EC) toprağa uygulanan ve yaygın kullanılan bir pestisit olup %40 permethrin içermektedir (Sanford, 1999; Tew, 2001). Ayrıca kovan içi uygulamalarda ise varroaya karşı kullanılan uygulama şeritleri kullanılmaktadır. Bu şeritler kovan dip tahtası üzerine yerleştirilerek ergin böcek ve larvaları kendine çekmek ve öldürmek için kullanılmaktadır. Ancak balda ortaya çıkabilecek olası bulaşmalara karşı gereken önlemler alınmalıdır.
KKB‘ne karşı yapılacak olan savaşımda henüz yeterince ilerleme sağlanamamıştır. Çünkü hala bu böceğin biyolojisinde önemli yeri olan çiftleşme davranışı, doğal düşmanları, uçuş mesafesi hakkında yeterli düzeyde bilgi birikimi sağlanamamıştır. Ancak ABD ve Avustralya’da KKB’nin kontrol altına alınması ve yok edilmesine yönelik olarak çalışmalar her geçen gün artarak sürmektedir.


Kaynaklar
Brown, M., Morton, J., 2003. The Small Hive Beetle. A Serious New Threat to European Apiculture. CSL National Bee Unit on behalf of Defra Horticulture&Potatoes Division.
Patti, E., Baxter, J. R., Westervelt, D., Cutts, L., Randall, C., Wilson, W. T., 1998. Control of a New Pewst Beetle (Aethina tumida) Attacking Honey Bee Hives in Florida : A Laboratory Study. United States Department of Agriculture. Agricultural Research Service.
Ellis, J. D., Hepburn, R., Delaplane, K. S., Neumannn, P., Elzen, P. J., 2003a. The Effects of Adult Small Hive Beetles, Aethina tumida (Coleoptera: Nitidulidae), on Nests and Flight Activity of Cape and European Honey Bees (Apis mellifera). Apidologie. 34:399-408.
Ellis, J. D., Holland, A. J., Hepburn, R., Neumannn, P., Elzen, P. J., 2003b. Cape (Apis mellifera capensis) and European (Apis mellifera) Honey Bee Guard Age and duration of Guarding Small Hive Beetles (Aethina tumida). Journal of Apicultural Research. 42(3):32-34.
Delaplane, K. S., 1998. the Small Hive Beetle, Aethina tumida, A New Beekeeping Pest. Bugwood Publication 98-011. University of Georgia. USA.
Neumann, P., Hartel, S., 2004. Removal of Small Hive Beetle (Aethina tumida) Eggs and Larvae by African Honeybee Colonies (Apis mellifera scutellata). Apidologie. 35(31-36).
Sanford, M. T., 1999. Small Hive Beetle. University of florida. Institute of Food and Agricultural Sciences. Florida Cooperative Extension Service. ENY 133.
Trend, B., 2003. Small Hive Beetle (Aethina tumida). Department of Agriculture. Western Australia. Farmnote No : 83.
Somerville, D., 2003. Study of the Small hive Beetle in the USA. A Report for the Rural Industries Research and Development Corporation. NSW Agriculture. RIRDC Publication No 03/050.
Elzen, P. J., Baxter, R., Neumann, P., Solbrig, A., Pirk, C., Hepburn, H. R., Westervelt, D., Randall, C., 2001. Behaviour of African and European Subspecies of Apis mellifera toward the Small Hive Beetle, Aethina tumida. Journal of Apicultural Research. 40(1):40-41.
Neumann, P., Christian, W. W., Hepburn, R., Elzen, P. J., Baxter, J. R., 2001. Laboratory Rearing of Small Hive Beetles Aethina tumida (Coleoptera, Nitidulidae). Journal of Apicultural Research. 40(3-4):111-112.
Tew, J. E., 2001. The Small Hive Beetle: A New Pest of Honey Bees. Alabama Cooperative Extension System. ANR-1186. 

Yorum Yaz
Bu içeriği paylaşın!
Arkadaşların Burada !
Arkadaşların Burada !