Embed

BAL ARILARININ (Apis mellifera L.) POLİNASYONDAKİ YERİ



 

BAL ARILARININ (Apis mellifera L.) POLİNASYONDAKİ YERİ

Dr. Ali KORKMAZ
Ziraat Yüksek Mühendisi
Samsun Tarım İl Müdürlüğü

 

Giriş
Dünya üzerinde yaşamın sürekliliğinin sağlanmasında pek çok etkenin bir araya gelmesi gerekmektedir. Su, hava gibi pek çok temel faktörün yanında, bu sistemin sürekliliğini sağlayan temel koşullardan biri de milyonlarca yıl süren evrim sonucu ortaya çıkan bitki-polinatör ilişkisidir. Bu iki nesneden birinin varlığı tek başına bir olgu yaratmamakta, ancak ikisi birlikte yaşam üzerinde önemli rol oynamaktadır. Bu nedenle polinasyon ve polinasyonda böceklerin, özellikle arıların yeri çok önemlidir.
Böceklerin polinasyonda kullanımı tarımsal üretimde ürünün kalitesini artırıcı bir rol oynamakta, bitki populasyonunun sürekliliğini sağlayarak ekolojik dengeyi oluşturmaktadırlar. Ekolojik dengenin kurulamadığı alanlarda erozyon etkisiyle zamanla toprak verimliliği kaybolmakta, bitki populasyonları nesillerini sürdürememektedirler.
Ayrıca son yıllarda birim alandan daha fazla verim elde etmek amacıyla polinasyonda bal arısının etkin bir şekilde kullanımı çok önem kazanmıştır. Bu nedenle bitkisel ürünlerin verimliliğinin artırılmasında arıların etkin bir polinasyon için kullanılması ülkemiz tarımına büyük katkılar sağlayacak niteliktedir.

Polinasyonda Bal Arılarının Kullanımı
Doğadaki pek çok bitkinin polinasyonunda bal arıları ile birlikte diğer böcekler de görev almaktadır. Bu açıdan denetimi ve yetiştiriciliği insan eliyle yapılabilen bal arıları günümüzde polinasyon çalışmalarında etkin bir şekilde kullanılmaktadır. Bugün pek çok ülkede polinasyon konusunda bir çok gelişmeler sağlanmıştır. Ülkemizde bu olgu henüz başlangıç aşamasında olup arıcılar konakladıkları yerlerdeki arazi sahiplerine koloni sayısına göre belli bir bedeli ödeme zorunda kalmaktadırlar (Kumova ve Özkütük, 1988). Fakat son yıllarda bazı bölgelerimizde bitki üreticileri polinasyonda arı kolonisi kullanımına özen göstermekte ve bu olayı desteklemektedirler. Bazı ülkelerde arı davranışlarından yararlanılarak polinasyonu artırıcı çalışmalar yapılmaktadır. Oğulu engelleyen ana ve işçi arı feromonlarının düzeyini artırarak işçi arı populasyonunun yükselmesinin sağlanması sonucu tarlacı arı sayısını yükseltmek ve polinasyonu istenen bitkiye yapay Nasanof feromonu uygulayarak arıların istenilen bitkilere ziyaretini sağlamak bu yöntemlerden birkaçıdır (Williams ve ark., 1981).
Bal arısı kolonileri, polinasyonu istenilen bitkinin yeterli düzeyde çiçeklenmesi başlayana kadar bu alana getirilmemelidir. Arı kolonilerinin bitki alanlarına erken getirilmesi sonucu, arılar çevrede çiçek açan diğer bitkilere yönelmekte, bu sebepten polinasyonu istenilen bitki uygun olduğu zaman bal arılarının önceki bitkiyi bırakması söz konusu olmamakta ve polinasyon çalışması başarısızlıkla sonuçlanabilmektedir. Bu durum özellikle bitkiler kısa süreli çiçeklenme periyoduna sahip olduğunda veya bitkilerin arılar için daha az çekici olduğunda karşılaşılan bir olaydır (Free, 1992).
Bir çok yalnız arılar sadece kısa bir süre aktif tarlacılık yapabilmekte ve birkaç çiçek türünün olduğu alanlarda ortaya çıkmaktadırlar. Buna karşın sosyal arılar, bitkinin olduğu her yerde bulunurlar, o bitkinin nektar ve poleninden sonuna kadar yararlanma davranışı gösterebilirler. Sosyal bir yapının gereği olarak bal arılarında besin kaynağının yönünü ve uzaklığını koloninin diğer bireylerine bildiren bir haberleşme sistemi bulunmaktadır. Bu sistem, polinasyonu istenen bitki kaynağını ziyaret eden arı sayısında artış sağlamaktadır. Bal arıları; aynı türün birkaç çiçeğini ziyaret etmesi, bir çiçekten diğer bir çiçeğe kolaylıkla geçmesi, vücudunda bol polen taşıması ve çiçeklerin stigmasına poleni taşıması nedeniyle etkili bir polinatördür. Ayrıca bal arıları nektar ve polen topladıkları bitki ve alana bağlı kalmaları, kolayca çoğaltılıp taşınabilmeleri, yağmurlu, rüzgarlı ve çok soğuk günlerin dışında aktif olmaları, diğer arılara oranla bazı zirai mücadele ilaçlarına toleranslı olmaları nedeniyle polinasyonda kullanılmaktadır.
Polinasyon çalışmalarında hangi bitkiye ne kadar arı kolonisi yerleştirileceği konusunda pek çok çalışma yapılmakla birlikte kesin bir bulgu yoktur. Arıların ekstrem koşullarda 13.7 km uzaklıklara tarlacılık yapabilmelerine karşın (Free, 1992) normal koşullarda kovanların yakınında tarlacılık yapma eğiliminde olduklarından kovanların bitki kaynağının yakınına yerleştirilmeleri gerekmektedir (Free ve Williams, 1975). Ancak geniş arazilerde kovanların arazi içerisine dağıtılması etkin bir polinasyon için yararlıdır. Bu olay işgücü ve zaman kaybına neden olacağı için kolonilerin 4’lü gruplar halinde dağıtılması en uygun yöntemdir.
Meyve bahçelerine genellikle hektar başına 2.5 koloni yerleştirmek uygundur. Ancak koloni sayısı çiçek yoğunluğuna, bitkinin çekiciliğine, çevredeki diğer böcek türlerine ve aralarındaki rekabete, türden türe veya bölgeden bölgeye değişmektedir. Bu açıdan bahçe bitkileri için hektar başına 3-6 koloni önerilmekte ancak bitki çok çekici ise hektar başına 2.5 koloniden daha azı da önerilebilmektedir. Ayrıca şeftali, kiraz, erik, badem, elma, armut, mandarin, karpuz, kabak, hıyar, fiğ ve pamuk gibi bitkilerin polinasyonu için her 4 dekara 1-2 koloni; soğan, ayçiçeği, havuç, yonca, ve kırmızı üçgül bitkilerinde her 4 dekara 3-4 koloninin yeterli olabileceği de bildirilmektedir.

Polinasyonun Ekonomik Önemi
Bal arılarının polinasyon çalışmalarında tam olarak değerini belirlemek oldukça zordur. Ancak bal arılarının tarımsal ekonomiye polinatör olarak katkıları bal ve balmumu üreticisi olarak yaptıklarından kat kat fazladır. Free (1992)‘ye göre USSR' de 15.6 milyon hektarlık alanın 13.1 milyon hektarlık alanının polinasyonunun bal arıları tarafından karşılandığını ve arı polinasyonuyla yoncada % 65, karabuğdayda % 39, pamukta % 28, salatada % 11, kabakta % 25, ketende % 35, üzümde % 29, kolzada % 30 artış olduğunu bildirmektedir. Araştırmacılar polinasyonun ekonomiye olan katkısını belirlemek için çeşitli hesaplama yöntemleri geliştirmişlerdir. Bunlar arasında gerek yöntem gerekse sonuç olarak bir çok farklılık bulunmasına karşın, yapılan bu çalışmalar polinasyonun ekonomik önemini belirtmek için atılan çok yararlı ve olumlu adımlardır. Bütün bunlar aynı zamanda bal arılarının polinasyon etkinliğini ve tüm tarımsal verime olan etkisini yanlış değerlendiren görüşlere karşı çok iyi bir gösterge niteliğindedir.
Free (1992)’nin bildirişine göre ABD’de bal arısıyla tozlanan 49 üründe 18.9 milyar dolarlık gelir elde edilmektedir. Bu miktara tüm sebze ve meyvelerin değeri ile polinasyon sonunda elde edilen tohumlardan elde edilen ürünler, yonca samanı, sığır, buzağı ve süt üretimleri de dahil olmaktadır. Aynı yıla ait bal ve balmumu üretiminin parasal değeri ise 140 milyon dolar olarak bildirilmiştir. Yine Kanada'da arı polinasyonuyla elde edilen ürün değerini 390 milyon, polinasyona bağlı süt, dana ve sığırdan elde edilen gelirin de 775 milyon dolar olduğunu bildirmektedir. Yeni Zelanda'da bal arısı polinasyonu ile 2553 milyon dolar katkı sağlandığını vurgulamaktadır. Bu değerin 797 milyon doları meyve ve sebze ürünlerinden, 10 milyon doları tohum üretiminden sağlandığını; bal arısı polinasyonunun en önemli etkisinin 9.4 milyon hektar otlak alanına azotu bağlayan yonca tohumu üretiminden olduğunu, dolayısıyla bu azotun her yıl 1746 milyon dolarlık suni gübreye eşit değerde olduğunu da belirtmişlerdir.

Sonuç
Doğanın sürekliliğinin sağlanmasında polinasyonun yeri ve önemi bal arılarının da yeri ve önemini göstermektedir. Bal arılarının gerek bir çok bitkinin tozlayıcısı olarak gerekse azalan yabani polinatörlerin yerini doldurması açısından önemi her geçen gün artmaktadır. Koloni başına 20 kg bal almak için çaba gösteren arı yetiştiricileri, aslında hiç farkına varmadan baldan daha fazla ekonomik önemi bulunan polinasyon çalışmalarında etkin bir işlev görmektedirler.
Bal arılarının polinasyondaki yeri ve önemi, ürünlerin nitelik ve nicelik artışı açısından etkili rolü tam olarak anlaşıldığında tarımsal yapıda büyük gelişmeler kaydedilecektir. Bu gerçekten hareketle bal arılarının bal, balmumu, polen ve arısütü gibi ürünlerin üretimi yanında polinasyon çalışmalarında etkin olarak kullanılması, gerek arı yetiştiricilerimize gerekse bitki üreticilerimize ek bir kazanç yolu açabilecek boyuttadır.

Kaynaklar
Free, J. B., 1992. Insect Pollination of Crops. Academic Press. Harcourt Brace.
Free, J. B., Williams, I. H., Longden, P.C., Johnson, M. J., 1975. Insect Pollination of Sugar Beet (Beta vulgaris) Seed Crops. Ann. Appl. Biol. 8:127-134.
Korkmaz, A., 1997. Çukurova Bölgesi Koşullarında Yetiştirilen Fazelya (Phacelia tanacetifolia Bentham) Bitkisinin Bal Arısı (Apis mellifera L.) Kolonilerinin Populasyon Gelişimine, Nektar ve Polen Toplama Etkinliğine Olan Etkilerinin Araştırılması. YL Tezi. Ç.Ü.Fen Bil. Enst.. Zootekni Anabilim Dalı. Adana.
Kumova, U., Özkütük K., 1988. Çukurova Bölgesinde Arı Yetiştiriciliğinin Yapısı. Çukurova Üniversitesi Ziraat Fakültesi Dergisi 3(1):26-40.
Levin, M. D. 1971. Pollination. Beekeeping in the U.S. U.S.D.A. Agr. Res. Ser. Agr. Handbook. No: 335.77-85.
Williams, I.H., Pickett, J.A., Martin, A.P., 1981. The Nasanov Pheromone of the Honeybee Apis mellifera L. Journal of Chemical Ecology. Vol 7. No 2.

Yorum Yaz
Bu içeriği paylaşın!
Arkadaşların Burada !
Arkadaşların Burada !