Embed

ARICININ SİLAHI: MKE

ARICININ SİLAHI: MKE

 

İnsanoğlu karşıdaki varlığı avlamak, tehlikesini bertaraf etmek veya başka amaçlarla çeşitli alet veya silahları yanında bulundurmuştur. Kimi zaman kullanmak kimi zaman ise kendine güven gelmesi amacıyla bunları yanından eksik etmemiştir. Ölümlere kadar varacak olan bir süreç ya da ömür boyu sakat kalmalara yol açacak yaralanmalar nedeniyle insanoğlunun silahsız geçen hiçbir dönemi olmamıştır. Kendini güvende hissetme olgusu yanında canına kast edenleri yok etmek veya en azından zararsız hale getirmek için yaşamının olmazsa olmaz koşullarından biri silah edinmek ve gerektiğinde kullanmak olgusu olmuştur.

İnsanoğlunun kendini güvende hissetme dürtüsü halen geçerlidir ve kıyamete kadar da geçerli olacaktır. Gerek günlük yaşantısı gerekse iş yaşamında bu olgu her zaman karşısına çıkacaktır. Bu anlamda arıcılık uğraşısı da özel bir konuma sahiptir. Bal arısının ilginç yaşamı ve sunduğu besinleri yanında, boyutu çok küçük olmakla birlikte etkisi ölümlere yol açabilecek kadar etkili bir iğnesi bulunmaktadır. Erkek arıların iğnesi bulunmamasına, ana arıların ise toplu iğnenin ucu gibi düz, fakat rakip ana arılara kullanmak dışında gereksinim duymadığı iğnesinin bulunmasına karşılık işçi arıların testere şeklinde iğnesi bulunmaktadır. Yapısı nedeniyle bu iğne girdiği yerden çıkmaktan ziyade daha derinlere doğru ilerleme eğilimindedir. Zehir kesesinin çevresinde bulunan kaslar yardımıyla bulunduğu noktadan daha ilerilere doğru ilerlerken bir taraftan da kese içerisinde bulunan zehir düşmanın dokularının içerisine boşaltılmaktadır. Böylece düşmanın kovan içerisinde yapacağı şeylerden vazgeçmesi ve canının derdine düşmesi hedeflenmektedir. Düşmanın büyük bir yanılgı eseri olarak parmakları yardımı ile zehir kesesinden tutarak iğneyi çıkarmasına çalışması arının dahi hesaplayamayacağı düzeyde büyük bir hatadır. Zira bu durumda zehirin tümü parmakların sıkma hareketi sayesinde vücut içerisine boşaltılmakta ve düşmanın canının yanması sağlanmaktadır.

Bal arısı kolonileri ile çalışırken arıların sokması kaçınılmaz bir şeydir. Önemli olan mümkün olduğunca arıları rahatsız etmeden uygulamayı gerçekleştirmektir. Bunun için arıcıların bir takım tedbirler alması gerekmektedir. Uysal arı ırkı ile çalışmak en başta alınacak tedbirdir. Sonraki süreçte ise her türlü arı sokma olasılığına karşı arılıkta "alerji ilaç seti" bulundurmaktır. Acil durumlarda en yakın sağlık kuruluşuna kişiyi yetiştirmeye olanak tanıyan bu set aslında tüm arılıklarda bulundurulmalı, hatta yasal zorunluluk haline getirilmelidir. Bütün bu önlemlerden sonra arı sokmasına karşı yine de tedbirli olmak zorunludur. Zira arıların sokmasına etki eden faktörler oldukça fazladır. En uysal arı ırkında dahi iğnelemek suretiyle sokmak içgüdüsel olarak vardır. Sadece yeri ve zamanının gelmesi gerekmektedir. Bu nedenle akıllı bir arıcı tedbiri hiç bir zaman elden bırakmamalıdır. Özellikle dağ başlarında arıcılık yapılması ve bu yerlerin sağlık kuruluşlarına uzak olması önlem almayı zorunlu kılmaktadır. Arıcının ve çevrede yaşayanların bu noktada her an tehlike altında olduğunu unutmamak gerekir.

Arıcının rahat çalışması ve sağlığını olumsuz etkileyecek arıların sokma davranışından korunması için üç silahla donanması şarttır. Kısaca MKE olarak nitelediğimiz bu silah "Maske, Körük, Eldemiri" üçlüsüdür. Bir zamanlar ülkemizde en önemli silah üreticisi ve aynı zamanda bir silah markası olan MKE'den yola çıkarak özetlediğimiz bu üçlü bir arıcının olmazsa olmaz donanımıdır. Savaşa giden bir askerin üniforması ve silahı ne anlam ifade ediyorsa arıcı için de bu üçlü o denli önem arz etmektedir. Arıların saldırısı anında bedenini koruyabilmesi için arıcının "Maske" giyinmesi şarttır. Gösteri veya gösteriş yapmak amacıyla maskesiz olarak kovan açıp arı kontrolü yapmak bazen mümkün olabilir. Ancak bu durum çok riskli olup sonu ölümlere varan olaylara yol açabilir. Bu amaçla arı kontrolü yapanların en azından maskeyi takıp baş kısmını açıkta bırakarak arıya bakmaları doğru olanıdır. Bu durum herhangi bir ani arı saldırısı durumunda önlem almaya olanak tanıyacaktır. Zira unutulmaması gereken bir kural vardır: "Arıyla şaka olmaz."

Arılarla çalışırken dikkat edilmesi gereken önemli etkenlerden birisi de "Körük" kullanımıdır. Körük, koloni kontrolü amacıyla kovan açılması öncesinde arıların sakinleşmelerini sağlayan en önemli donanımdır. Ne yazık ki ülkemizde bu konuda da büyük yanlışlar bulunmaktadır. Körük kullanımı konusunda özellikle dikkat edilecek husus, yakılacak olan malzemenin temiz, sağlıklı ve arıyı çok rahatsız edecek düzeyde pis koku yaymayan, kıvılcım ve ateş çıkarmayan yapıda olmasıdır.

Arılar bedenlerinden saldıkları alarm kokusu ile haberleşmektedirler. Uygun olmayan şekilde kovan açıldığında bir arının dahi alarm kokusu yayması sonucunda koloni organize olmakta ve karşı saldırıya geçmektedir. Hatta bir arının sokması sonucunda ortaya çıkan alarm kokusuyla işaretlenen noktaya diğer arılarca toplu saldırı yapılmaktadır. Arıcıların bu konudaki gözlemleri oldukça fazladır. Bu nedenle arıların haberleşmelerini engellemek ve tehlike var dürtüsüyle bal yiyerek sakinleşmelerini sağlamak için kovan açılması öncesinde körük kullanımı şarttır. Körük kullanıldıktan 1-2 dakika sonra kovanın açılması körüğün kullanımının amacına ulaşmasını sağlamaktadır. Zaman zaman yine arıcıların gösteri veya gösteriş yapmak amacıyla körük açmadan arı kontrolleri yaptığı bilinmektedir. Hatta "benim arılarım beni tanır" gibi yanlış bir gerekçeye sığınarak bu hata sürdürülmektedir. Arıların bazı durumlarda bu olaya izin vermesi arıcıyı yanıltmamalıdır. Akıllı bir arıcının yapması gereken şudur. Arı kolonilerine körükle veya körüksüz baksın. Ancak arı kontrolü yaparken arılıkta muhakkak surette kullanılmaya hazır şekilde bir körük bulundurmalıdır. Çünkü unutulmaması gereken bir kural daha vardır: "Arının ne yapacağı belli olmaz."

Koloni kontrolü yapacak arıcının yanından eksik etmeyeceği üçüncü silah "Eldemiri" silahıdır. Arıların en çok rahatsız olduğu etkenlerin başında "ses, hareket ve koku" gelmektedir. Bu etkenler arılar için her zaman bir saldırı sebebidir. Arılar birbirleri olan iletişim sistemini bozduğu veya engellediği için parfüm başta olmak üzere kokulara düşmandırlar. Ayrıca kovan içinde oluşan ses ve hareketli yapılar da onları huzursuz etmektedir. Bu nedenle propolis ile petekleri, kovan üst kapağını veya örtü bezini birbirine sabitlemektedirler. Propolisin çok yapışkan yapısı nedeniyle, arıcının kontrol esnasında parmakları yardımıyla petekleri veya örtü tahtasını açması çok zordur. Bu işlemler esnasında elle yapılan müdahale peteklerin ani bir şekilde sarsılmasına, arıların düşmesine veya ezilmesine neden olmaktadır. Düşen arıların sinirlenerek hırçın bir hal alması sonucunda arıcıya saldırılar başlamakta, bir müddet sonra çalışma imkânsız hale gelmektedir. Oysa eldemiri bu konuda oldukça kullanışlı bir alet olup arıları hiç rahatsız etmeden peteklerin aralarının açılması ve çıkarılması başta olmak üzere kovan içi tüm uygulamalarda kolaylık sağlamaktadır. Bu konuda arıcının yapması gereken eldemirsiz bir şekilde kovan açmamaktır. Çünkü arıcılık konusunda unutulmaması gereken bir kural daha vardır: "Alet işler, el övünür."

Sözün özü şudur ki, asker savaşta ve barışta, silahıyla askerdir. Silahıyla hemhal olacak ki savaş anında tereddüt yaşamasın ve hayatta kalsın. Arıcı da aynı bilinçle hareket etmek zorundadır. Başarılı bir arıcılık ve her olasılığa karşı önlemini alıp hayatta kalabilmek için MKE silahına sahip olacaktır. Maske, Körük ve Eldemiri olmadan arı kontrolü yapmayacaktır. Bunlar olmadan arı kontrolü yaparken arılar soktuğunda ise hiçbir zaman "arıların anasını ve arıları suçlamayacaktır."

Yorum Yaz
Bu içeriği paylaşın!
Arkadaşların Burada !
Arkadaşların Burada !